Şema Terapi Nedir?

ŞEMA TERAPİ ve UYUM BOZUCU ŞEMALAR

Şema terapisi, bireyin çocukluktan itibaren edindiği ve yaşam boyu sürdüren zihinsel yapıları ele alır. Bu yapılar, kişinin kendisi ve çevresiyle ilişkisini, düşünce kalıplarını, duygularını ve davranışlarını şekillendirir. Terapi sürecinde bu şemaların farkına varılır ve olumsuz etkileri azaltılmaya çalışılır. Şema terapisi 18 farklı şema üzerine odaklanır ve bunları beş ana alana ayırır:

1. Alan: Ayrılma ve Reddedilme Şemaları

Bu şemalara sahip kişiler, güven, huzur, istikrar, sevgi, paylaşım, kabul edilme gibi ihtiyaçlarının karşılanamayacağına inanır. Eğer bu ihtiyaçlar karşılanıyorsa bile, bunun sürekli olmayacağını düşünürler. Ayrılma ve reddedilme alanındaki şemalar, genellikle mesafeli, soğuk, dışlayıcı, esirgeyici, ani patlayıcı tepkiler veya taciz edici aile ortamlarından kaynaklanır.

Terk Edilme / İstikrarsızlık

Bu şemaya sahip kişiler, ilişkide oldukları kişilerde sürekli bir güven eksikliği ve istikrarsızlık hissederler. Önemli kişilerin duygusal desteğinin, bağının ve gücünün devam etmeyeceğine inanırlar. Onlar duygusal olarak dengesiz, öngörülemez, güvenilmez ve değişkendirler. Sürekli terk edileceklerine dair bir korku taşırlar ve bu hassasiyetleri ilişkilerinde iletişim sorunlarına yol açar.

Şüphe / Kötüye Kullanılma

Bu şema, başkalarının sürekli olarak zarar vereceği, kötüye kullanacağı, küçük düşüreceği, aldatıp kandıracağı, yalan söyleyeceği veya istismar edeceği beklentisini içerir. Genellikle, zararın kasıtlı olduğu veya haksızlık ve aşırı ihmal sonucu olduğu algılanır. Kişi, sürekli olarak diğerlerinden daha fazla zarar göreceğini düşünür veya "kısa çubuğun her zaman kendisine geleceğini" düşünür.

Duygusal Yoksunluk

Bu şema, kişinin normal duygusal destek ihtiyacının diğerleri tarafından yeterince karşılanmayacağına dair beklentisini içerir. Üç tür yoksunluk vardır: a) İlgi, duygusallık, sıcaklık veya arkadaşlık eksikliği b) Anlayış, dinleme, kendini ifade etme veya duygusal paylaşım eksikliği c) Güç, yönlendirme veya rehberlik eksikliği

Kusurluluk / Utanç

Bu şema, kişinin nedenini anlayamadığı bir şekilde kendini kusurlu, kötü, istenmeyen, aşağı, yetersiz ve sevilmez hissetmesini içerir. Eleştirilmeye, dışlanmaya veya suçlanmaya aşırı duyarlıdırlar. Diğerleri yanında aşırı utangaçlık ve güvensizlik hissederler. Kişi, kendisinde olduğuna inandığı bu kusurları gizli veya açık olarak algılar.

Sosyal İzolasyon / Yabancılaşma

Bu şema, kişinin kendisini tüm dünyadan ayrı, diğer insanlardan farklı ve herhangi bir grup veya topluluğun parçası olmadığını hissetmesini içerir. Kişi, diğer insanların kendisini dışladığına veya dışlayacağına inanır, ancak bu farklılığın nedenini açıklayamaz.

2. Alan: Bozulmuş Özerklik ve İş Yapma Becerisi Şemaları

Bu şemalara sahip kişilerin, sevdiklerinden ayrı kalmak, zor durumlarla başa çıkmak, bağımsız çalışmak veya başarılı işler yapmak konusundaki yeteneklerini engelleyen kesin inançları vardır. Tipik olarak, aileleri küçük düşürücü, çocuğun güvenini zedeleyici veya aşırı koruyucu olabilir. Ayrıca, çocuğun aile dışındaki davranışlarını destekleme konusunda yetersizlik de olabilir.

Bağımlılık / Yetersizlik

Bu şemaya sahip kişiler, başkalarından belirgin bir yardım almadan günlük sorumluluklarını yerine getiremeyeceklerine inanırlar. Günlük yaşam becerileri, işleri halletme, iyi kararlar alma gibi konularda çaresizlik hissederler. Genellikle tek başına bir işe başlamakta zorlanırlar.

Beklenmedik Olaylar Karşısında Dayanıksızlık

Kişiler, beklenmedik felaketlerin her an ortaya çıkabileceği konusunda aşırı bir korku yaşarlar. Bu korkular tıbbi, duygusal veya doğal/fobik konulara yönelebilir. Örneğin, kalp krizi, çıldırma, terör saldırısı gibi durumlar karşısında aşırı endişe duyarlar.

Yapışıklık / Gelişmemiş Benlik

Bu şemaya sahip kişiler, bir veya daha fazla önemli kişiye aşırı bağlılık gösterirler ve bu kişilerin desteği olmadan yaşayamayacaklarını veya mutlu olamayacaklarını düşünürler. Ancak aynı zamanda bu bağlılık onları engelleyebilir ve zaman zaman kişi kendini iç içe geçmiş veya engellenmiş hissedebilir.

Başarısızlık

Bu şemaya sahip kişiler, başarısız olduğuna, başarısız olacağına veya diğerlerine göre yetersiz olduğuna inanırlar. Aptal, beceriksiz, yeteneksiz veya diğerlerinden daha az başarılı olduklarına dair güçlü bir inançları vardır. Bu inançlar genellikle kariyer veya spor gibi alanlarda ortaya çıkar.

3. Alan: Zayıf Sınırlar Şemaları

Bu şemalara sahip kişilerin iç sınırlarda, diğer kişilere karşı sorumluluk alma, uzun vadeli hedeflere ulaşma konusunda zorlukları vardır. Ayrıca, diğerlerinin haklarına saygı gösterme, işbirliği yapma, gerçekçi kişisel hedefler belirleme ve bu hedeflere ulaşma konularında da zorluk yaşarlar.

Bu şemalara sahip kişilerin aileleri genellikle aşırı hoşgörülü, çok düşkün veya yönlendirici olmayan ailelerdir. Bu aileler, sorumluluk alma, işbirliği yapma ve amaç belirleme konularında çocuklarına uygun terbiyeyi vermezler. Çocuklar genellikle kendi sınırlarını ve öz-denetimlerini fark etme konusunda yeterince yönlendirilmezler. Bazı durumlarda, çocuklar normal sınırları aşırı zorlamaya veya uygun rehberlik almadan hareket etmeye teşvik edilirler.

Haklılık / Görkemlilik

Bu şemaya sahip kişiler, diğer insanlara göre kendilerini üstün görürler. Kendilerine özel haklar ve ayrıcalıklar tanıdıklarını düşünürler ve toplumsal normlara uyma konusunda sınırlı hissederler. Gerçekçi olmayan isteklerini karşılamak için diğerlerinin ihtiyaçlarına veya akılcı çözümlere aldırış etmeden ısrar ederler. Güç ve yetki kazanmak için abartılı bir şekilde odaklanabilirler ve bu durum rekabetçi veya baskıcı davranışlara yol açabilir.

Yetersiz Öz-Denetim/Öz-Disiplin

Bu şemaya sahip kişiler, kişisel hedeflere ulaşmak için yeterli öz-denetim göstermekte veya duygusal dürtüleri kontrol etmekte zorlanırlar. Huzursuzluk, ağrı, çatışma veya sorumluluktan kaçınma eğilimindedirler ve genellikle zorluklarla veya çabalama gerektiren durumlardan kaçınırlar.

4. Alan: Başkaları Yönelimlilik Şemaları

Bu alandaki şemalar, kişinin kendi ihtiyaçlarına rağmen başkalarının isteklerine aşırı odaklanmasıyla ilgilidir. Sevgi ve onay almak, ilişkiyi sürdürmek veya karşı tepkiden kaçınmak için başkalarının istekleri ve duyguları üzerinde aşırı bir odaklanma söz konusudur. Bu şemalara sahip kişiler genellikle kendi öfkelerini ve doğal isteklerini bastırırlar.

 

Bu şemalara sahip kişilerin aileleri genellikle çocuğun duygusal ihtiyaçlarını bastırması gerektiği koşullu kabuller üzerine dayanır. Ebeveynlerin duygusal ihtiyaçları veya sosyal statüleri, çocuğun özgün ihtiyaçlarından daha önemlidir.

Boyun Eğmek – Geri Çekilmek

Bu şemaya sahip kişiler, sürekli olarak son kararı veya kontrolü başkalarına bırakma eğilimindedirler. Bunun nedeni genellikle öfkeden veya karşı tepkiden kaçınmak içindir. İki şekilde ortaya çıkar: a) kişisel ihtiyaçlardan vazgeçme ve b) duyguların bastırılması. Bu kişiler, isteklerinin, düşüncelerinin ve duygularının başkaları için önemsiz olduğunu düşünürler.

Kendini Feda Etme

Bu şemaya sahip kişiler, kendi memnuniyetlerini göz ardı ederek başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak için aşırı çaba gösterirler. Genellikle başkalarının acılarına karşı aşırı duyarlılık gösterirler ve kendi ihtiyaçlarının karşılanmaması durumunda bile fedakarlık yapmaya devam ederler.

Onay Arama / Kabul Arama

Bu şemaya sahip kişiler, diğer insanlardan onay, kabul veya ilgi kazanmak için aşırı hassasiyet gösterirler. Kendi özgüvenlerini başkalarının tepkileriyle sağlamaya çalışırlar ve sık sık başkalarının beklentilerini karşılamak için kendilerini zorlarlar. Bu durum bazen kişinin kendi özgün ihtiyaçlarını ve becerilerini göz ardı etmesine neden olabilir.

5. Alan: Aşırı Duyarlılık ve Baskılama

Bu alandaki şemalar, kişinin duyguları, dürtüleri ve seçimleri üzerinde aşırı bir denetim altında olmasıyla ilgilidir. Temel amaç, hata yapmaktan kaçınmak veya katı kurallara ve beklentilere uymaktır. Bu şemalara sahip kişiler genellikle mutluluk, kendini ifade etme, yakın ilişkiler ve sağlık gibi kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atarlar.

Bu şemalara sahip kişilerin aileleri genellikle katı ve cezalandırıcıdır. Başarı, görev, mükemmelliyetçilik ve kurallara uyma üzerine yoğunlaşan ailelerdir. Bu ortamda, kişiler sürekli olarak kötü sonuçlardan korkarlar ve her an dikkatli olmazlarsa bir şeylerin ters gideceğine dair endişe duyarlar.

Karamsarlık / Hataya Katlanamama

Bu şemaya sahip kişiler, hayatın olumlu yanlarını göz ardı ederek, olumsuzluklara odaklanır ve sürekli olarak kötü sonuçlarla ilgili endişe duyarlar. Olumsuz olayların kişisel sorumluluklarını abartılı bir şekilde görürler ve hata yapmaktan aşırı korkarlar.

Aşırı Sorumluluk / Duyguları Bastırma

Bu şemaya sahip kişiler, doğal davranışlarını, hislerini ve iletişimlerini sürekli olarak kontrol altında tutarlar. Hatalardan kaçınmak için duygularını ve dürtülerini bastırırlar ve bu şekilde güven ve huzur hissettiklerini düşünürler. Bu kontrol genellikle çevrelerindeki insanları da içerir.

Acımasız –Yüksek Standartlar / Aşırı Eleştirellik

Bu şemaya sahip kişiler, mükemmeliyetçilik ve aşırı eleştirellikle karakterizedirler. Yüksek standartlara ulaşmak için sürekli olarak çalışırlar ve bu nedenle tatil yapmakta zorlanırlar. Kendilerine ve diğerlerine karşı aşırı eleştirel yaklaşırlar ve tatminkar ilişkiler kurmakta güçlük çekerler.

Cezalandırıcılık (Acımasızlık)

Bu şemaya sahip kişiler, hatalar için ceza gerektiğine inanırlar ve genellikle öfkeli, acımasız ve cezalandırıcıdırlar. Kendilerinin ve başkalarının hatalarını affetmekte zorlanırlar ve hataların kabul edilmez olduğuna inanırlar.

Şema Terapi’de uyum bozucu şemaların değiştirilmesi için temel kullanılan temel teknikler aşağıdaki gibidir:
  1. Şema Odaklı Çalışma:Terapist, kişinin şemalarını anlamak için geçmiş deneyimleri ve şu anki duygusal durumları hakkında detaylı bir çalışma yapar.
  2. Şema İhtiyaçlarını Tanıma: Kişiye, ihtiyaçları ve duygusal tepkileri arasındaki ilişkiyi anlaması için yardımcı olunur. Böylece, şemaların nasıl ortaya çıktığı ve nasıl sürdürüldüğü daha iyi kavranır.
  3. Şema Değişim Çalışması: Kişi, şemalarını değiştirmek ve daha sağlıklı düşünce ve davranış kalıpları geliştirmek için çalışır. Bu, şemaların neden olduğu olumsuz sonuçlara meydan okumayı ve alternatif, sağlıklı davranışları öğrenmeyi içerir.
  4. Duygu Odaklı Çalışmalar: Kişi, duygusal deneyimlerini ifade etmeyi, tanımayı ve yönetmeyi öğrenir. Terapist, duyguların şemalarla nasıl ilişkili olduğunu keşfetmeye yardımcı olur.
  5. Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Kişi, olumsuz düşünce kalıplarını tanımayı ve değiştirmeyi öğrenir. Böylece, daha gerçekçi ve pozitif bir bakış açısı geliştirir.
  6. Rol Oynamak: Kişi, olumsuz şemalarını tanımak ve değiştirmek için terapistle birlikte rol oyunları yapar. Bu, gerçek yaşam durumlarında daha sağlıklı tepkileri uygulamaya yardımcı olabilir.
  7. Ev Ödevleri: Kişiye, terapi seansları arasında yapabileceği belirli görevler verilir. Bu, şemaları anlama ve değişim sürecini hızlandırabilir.
  8. Tekrar Gözden Geçirme:
    Terapist, kişinin ilerlemesini izler ve gerektiğinde tedavi planını yeniden değerlendirir. Bu, terapinin etkinliğini artırmaya ve kişinin hedeflerine ulaşmasına yardımcı olur.

Şema Terapide “Sınırlı Yeniden Ebeveynlik”

Şema terapide “yeniden ebeveynlik” kavramı, kişinin şemalarının kökeninde olan erken çocukluk deneyimlerini ve ebeveynlik tarzlarını anlamak ve bu deneyimleri yeniden değerlendirmek ve terapi sürecinde terapistle danışanın ilişkisinde sağlıklı ebeveynlik ilişkisinin yeniden deneyimlenmesi anlamına gelir. Yeniden ebeveynlik, kişinin yetişkinlikteki şema ve inançlarını şekillendiren erken yaşantılarına odaklanarak, bu deneyimlerin bilincinde olmasını ve bu deneyimlerden etkilenen davranış ve duygusal tepkilerini değiştirmeyi hedefler.

Bu süreçte, bireyler genellikle çocukluklarında yaşadıkları olumsuz deneyimleri yeniden ziyaret ederler ve bu deneyimlerin nasıl şemalar geliştirdiğini ve günlük yaşamlarını nasıl etkilediğini anlamaya çalışırlar. Terapist, kişinin bu deneyimlerle nasıl başa çıkabileceğini ve daha sağlıklı bir şekilde ele alabileceğini öğrenmesine yardımcı olur.

Yeniden ebeveynlik süreci, kişinin kendi ihtiyaçlarını karşılamaya, kendi sınırlarını belirlemeye ve duygusal ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde ifade etmeye odaklanır. Bu, kişinin kendi içindeki olumsuz şemaları fark etmesini ve bu şemaları değiştirmek için gerekli adımları atmaya teşvik eder.

Şema Terapide “Sınırlı Yeniden Ebeveynlik”

Şema terapisti, sınırlı yeniden ebeveynlik sürecinde bir dizi rol ve duruş üstlenir:

  1. Empati ve Anlayış: Terapist, danışanın çocukluk deneyimlerine ve yaşadığı duygusal zorluklara empatiyle yaklaşır. Danışanın geçmişte yaşadığı zorlukları anlamak ve onların perspektifinden bakmak, terapistin destekleyici ve anlayışlı bir tutum sergilemesini sağlar.
  2. Güvenlik Sağlama: Terapist, danışana güvenli bir ortam sağlar. Danışan, geçmişte yaşadığı travmatik deneyimleri açığa çıkardığında kendini güvende hissetmeli ve duygusal olarak desteklenmelidir.
  3. Farkındalık Oluşturma: Terapist, danışanın kendi iç dünyasını keşfetmesine yardımcı olur. Geçmişteki deneyimlerin nasıl şemalar geliştirdiğini ve günlük yaşamı nasıl etkilediğini fark etmelerine yardımcı olur.
  4. Sınırların Belirlenmesi: Terapist, danışanla birlikte çalışırken sağlam sınırlar belirler. Bu, terapistin profesyonel rolünü korumasını ve danışanın güvenliğini sağlar.
  5. Destekleyici Yaklaşım: Terapist, danışana destekleyici bir yaklaşım benimser. Danışana olumlu bir şekilde yönlendirme yapar, onları cesaretlendirir ve duygusal olarak destekler.
  6. Gelişime Odaklanma: Terapist, danışanın kişisel gelişimine odaklanır. Geçmişteki olumsuz deneyimlerin üstesinden gelmelerine ve daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı olur.

 

Bu duruşlar, terapistin danışana karşı güvenilir, anlayışlı ve destekleyici bir şekilde hareket etmesini sağlar ve sınırlı yeniden ebeveynlik sürecinin etkili bir şekilde yürütülmesine katkıda bulunur.